Nafaka Türleri Nelerdir?

Paylaş:

Bir kimsenin geçindirmekle, bakıp gözetmekle yükümlü olduğu kimseye / kimselere mahkeme kararıyla ödediği paraya nafaka denmektedir. Dolayısıyla nafaka, geçinmek için gerekli olan şeylerin bütünüdür, “geçimlik”tir.

Aile Hukuku’nun temelindeki ailevi, sosyal ve ahlaki kurallar dolayısıyla, aile bireylerinden veya eşlerden birinin yoksulluğa düşmesi durumunda, gücü olanın diğerine yardımcı olmasını sağlamak amacıyla “nafaka verme yükümlülüğü” bulunmaktadır.  Nafaka borcu bu yönüyle hem ahlaki bir borç hem de kanuni bir borç özelliğindedir. Türk hukuk sisteminde çeşitli nafaka türleri bulunmakla birlikte eşlere, çocuklara, yoksulluğa düşecek olan üstsoy ile kardeşlere de nafaka ödenmesi gereken durumlar Medeni Kanun kapsamında hüküm altına alınmıştır.

Anlaşmalı boşanma davalarında nafaka nasıl belirlenir?

Anlaşmalı boşanma davaları eşlerin, boşanmanın tüm yasal sonuçları hakkında uzlaştıkları ve bunu bir boşanma sözleşmesi (protokolü) ile belgeye bağladıkları bir boşanma davasıdır. Anlaşmalı boşanma davalarında nafaka, tarafların yaptığı protokol çerçevesinde iki tarafın da rıza gösterdiği bedel üzerinden belirlenir. Boşanmadan sonra yoksulluğa düşecek olan eş veya çocuğun velayetini alan taraf yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası talep edebilir. Anlaşmalı boşanma davalarında maddi bakımdan daha üstün olan taraf, yoksulluğa düşecek olan tarafa anlaşılan miktarda nafaka öder.

Çekişmeli boşanma davalarında nafaka nasıl belirlenir?

Çekişmeli boşanma davaları, boşanmak isteyen eşlerin üzerinde anlaşmaya varamadıkları konuların olması ve yargılama gerektirmesi sebebiyle anlaşmalı boşanma davalarına göre çok daha uzun sürmektedir. Dolayısıyla yargılama sürerken mağduriyet yaşanmaması için tarafın talebiyle veya re’sen mahkemece tedbir nafakasına karar verilir. Dava devam ederken çocuklar için iştirak ve eş için yoksulluk nafakasının tedbiren ödenmesi kararlaştırılır. Aile mahkemesi, tarafların kusur oranları, maddi durumları ve çocuğun velayetini alan tarafın taleplerini değerlendirerek nafaka konusunu karara bağlar.

Kimler hangi nafakayı alabilir?

İştirak nafakası; boşanma davası sürerken veya boşanma davasından sonra ayrı olarak talep edilebilen ergin olmayan çocuk için ergin olacağı tarihe kadar velayet kendisinde olmayan ebeveynin, çocuğun bakım ve eğitim giderleri için ödediği paradır.

Yoksulluk nafakası; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer tarafça mali gücü oranında süresiz olarak ödenen nafaka türüdür. (TMK m. 175) Yoksulluk nafakası 1988 tarihinden önce, ancak 1 yıl süreli olarak verilebiliyordu. Fakat yasada yapılan köklü değişiklikle, bu tarihten sonra artık yoksulluk nafakasına süresiz olarak hükmedilmektedir.

Tedbir nafakası; boşanma davası sırasında yoksulluğa düşecek olan eşe ve ergin olmayan çocuk yararına hükmedilen veya ayrı açılan nafaka davasında verilen kararın kesinleşmesine kadar ödenen nafakadır. Geçici önlem olarak da adlandırılır. (TMK m. 169) Karar kesinleştikten sonra tedbir nafakaları yoksulluk ve iştirak nafakası olarak devam eder.

Yardım nafakası: Türk Medeni Kanunu’nun “Aile” bölümünün “Nafaka yükümlüleri” başlıklı 364. maddesine göre; “Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üst soyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır” denilmekle ‘yardım nafakası’ olarak bilinen nafaka türü yasaya bağlanmıştır.

Boşanma davasında talep edilebilen nafaka türleri nelerdir?

Boşanma davalarında; yukarıda da belirttiğimiz gibi, tedbiren iştirak nafakası ve tedbiren yoksulluk nafakası talep edilir. Karar kesinleştikten sonra da bu tedbir nafakaları iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası olarak devam eder.

Nafaka davaları boşanma davaları ile birlikte açılabileceği gibi; boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 1 sene içinde bağımsız ayrı bir davayla da nafakalar talep edilebilir. Nafakanın artırılması veya kaldırılması davaları bu 1 yıllık süre ile sınırlı değildir.

İştirak nafakası nedir?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre; eşler/ebeveynler çocuklarının bakım, sağlık ve eğitim giderleri ile diğer maddi ve manevi tüm ihtiyaçlarını beraber karşılamakla yükümlüdürler. Evlilik birliği sürerken çocuğun velayet hakkına birlikte sahip olan eşler, boşanma halinde velayetin taraflardan birine verilmesi durumunda velayeti kendinde olmayan ebeveyn, maddi gücü oranında çocuğunun bakım vs giderlerini karşılamak durumundadır. İştirak nafakası bu bağlamda velayet hakkına sahip olmayan anne ya da babanın çocuğun giderlerine katkı olarak verdiği nafaka türüdür.

Ortak çocuğun eğitim, bakım, barınma, sağlık, beslenme, ulaşım, harçlık gibi giderlerinin tamamı iştirak nafakası adı altında değerlendirilir. İştirak nafakası ödeme yükümlülüğü, çocuk ergin oluncaya kadar devam eder. İştirak nafakası talep üzerine veya aile mahkemesince boşanma davalarında re’sen (kendiliğinden) hükmedilen nafaka türlerindendir.

Yoksulluk nafakası nedir?

Yoksulluk nafakası, boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek veya başka bir anlatımla yaşam koşul ve standartlarında negatif yönde değişiklik gerçekleşecek olan eşin diğer eşten talep edebildiği bir nafaka türüdür. Yoksulluk nafakası, sanılanın aksine sadece kadının değil; erkeğin de talep edebileceği nafaka türüdür. Bu durum kadın-erkek eşitliğinin doğal bir uzantısı olarak, 2001 tarihinde yürürlüğe giren Medeni Kanunu’muzda yerini almıştır.

Mahkemece yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için bazı maddi ve şekli koşulların sağlanmış olması gerekir. Yoksulluk nafakası alabilmesi için nafakayı isteyen tarafın evliliğin bitmesinde ağır kusurlu olmaması, boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek olması, boşanma ve yoksulluk arasında nedensellik bağının bulunması gibi şartlar aranmaktadır.

Aile Mahkemesi Hakimi nafakanın miktarını tayin ederken tarafların ekonomik, mesleki ve sosyal durumlarını araştırır. Bu konuda hem çeşitli kurumlara (bankalar, tapu müdürlükleri, ticaret odaları vs) müzekkereler yazarak araştırmalar yapar; hem de görevlendireceği uzmanların araştırma, inceleme, görüş ve raporlarından yararlanır. Bu araştırmalarla nafaka isteyen taraf ile nafaka vermesi talep edilen eşin mal varlıkları, gelirleri dosyada belgelendirilir. Böylelikle Hakim, nafaka yükümlüsünün tüm maddi varlığı ile doğru orantılı olarak diğer eş yararına yoksulluk nafakasına hükmeder.

Tedbir nafakası nedir?

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davasının açılmasıyla birlikte yargılama sona erinceye kadar talep edilebileceği gibi ortak yaşama ara verilmesi durumunda da talep edilebilir. Ayrıca aile mahkemesinin yasa gereği talep olmasa dahi kendiliğinden tedbir nafakasına hükmetme yetkisi de vardır.

Tedbir nafakası, boşanma ya da ayrılık durumlarında eş ve çocuk lehine hükmedilen önlem niteliğindedir. İştirak ve yoksulluk nafakalarına boşanmanın kesinleşmesinden itibaren hükmedilmekte ve uzun süren boşanma davaları boyunca eş ve çocuğun bu nafaka türlerinden yararlanamaması onları yoksullaştırmakta, nafakaya muhtaç olan bu kişileri zor duruma sokmaktadır. Bu bakımdan özellikle uzun sürebilecek çekişmeli boşanma davalarında dava sonuçlanıncaya kadar Hakim tarafından geçici önlem niteliğinde tedbir nafakasına hükmedilir.

Medeni Kanun’un 169. Maddesine göre; “Boşanma veya ayrılık davası açılınca Hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır” denilmiştir. Bu hüküm doğrultusunda mahkeme tarafından geçici tedbir nafakasına hükmedilir. Özetle Tedbir nafakası talebe bağlı değildir; Hakim tarafından gerekli görülürse re’sen tedbir nafakasının ödenmesine karar verilir.

Yardım nafakası nedir?

Yardım nafakası,  Medeni Kanun’un 364-366. maddelerinde düzenlenmiş olup; eşler arasındaki boşanma durumu ile ilgili olmayan, genel anlamda aile ilişkisinin varlığından, kan bağından kaynaklı, alt ve üst soy ile kardeşlerin de birbirinden belirli koşulların oluşması durumunda talep edebileceği bir nafakadır, geçim bedelidir.

Yardım nafakası, çocuğun ergin olmasından sonra da çocuğa (alt soya) ödenebilecek nafaka türlerinden birisidir. Bu niteliği göz önünde bulundurulduğunda yardım nafakası iştirak nafakasından farklıdır. Şöyle ki; çocuğun eğitim, bakım gibi giderleri 18 yaşına kadar iştirak nafakası kapsamında karşılanırken, 18 yaşından itibaren veya ergin kılındığı önceki bir tarih varsa bu tarihten itibaren iştirak nafakası yükümlülüğü sona erer ve bu tür masrafların tamamı yardım nafakası davası yoluyla talep edilebilir ve bu şekilde karşılanabilir.

Nafaka artırımı nedir, nasıl olur?

Nafakalar, boşanma ile yoksulluk yaşayacak olan veya hayat standartlarında bir düşüş olabilecek eş ve çocukların ihtiyaç ve gereksinimlerini karşılayabilecek oranda ve ödeyecek kişinin maddi imkanları doğrultusunda belirlenir. Yoksulluk nafakası ya da iştirak nafakası alan kişilerin aldıkları nafaka miktarının ihtiyaçlarını karşılama yönünde yeterli olmaması durumunda nafaka artırım davası açmaları mümkündür. Nafaka artırma davasını kişi istediği zaman açabilir. Bunun için belli bir zaman dilimi ya da süre yoktur. Çünkü nafaka miktarı, kişilerin değişen yaşam koşullarına uygun olarak belirlenmelidir.

Nafakanın kaldırılması nedir, hangi şartlarda yoksulluk nafakası kaldırılır?

Lehine süresiz olarak karar verilen yoksulluk nafakası alacaklısı Medeni Kanun’un 176/3. maddesindeki olumsuz koşulları gerçekleştirirse, nafaka borçlusu yoksulluk nafakasını kaldırtabilecek ve nafaka yükümlülüğünden kurtulabilecektir.

Peki yoksulluk nafakasının kaldırılmasını sağlayabilecek yasadaki bu olumsuz koşullar nelerdir?

  • Gelir biçiminde ödenmesine karar verilen yoksulluk nafakası, nafaka alacaklısının yeniden resmen evlenmesi halinde veya taraflardan birinin ölümü durumunda kendiliğinden kalkacaktır. Bu durumda nafaka borçlusu aile nüfus kaydını icra dosyasına ya da ilgili yere ibraz ederek borcundan kurtulacaktır.
  • Nafaka alacaklısının resmi bir evlenme akdi olmadan başka biri ile fiilen evliymiş gibi yaşaması halinde ve bu durumun mahkemede kanıtlanması üzerine yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilir. Davalı nafaka alacaklısının başka biri ile resmi evlilik dışı fiilen evliymiş gibi yaşaması, tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir.
  • Nafaka alacaklısının yoksulluğunun ortadan kalkması halinde yoksulluk nafakası, borçlunun istemiyle kaldırılabilecektir. Yoksulluk nafakasına hükmedildikten sonra, yoksulluk nafakası alacaklısının düzenli, gelir getiren bir işe girmesi, çalışması karşılığı yoksulluğunun ortadan kalkması, şans ve talih oyunları sonucu elde ettiği gelirle veya miras yoluyla, bağış yoluyla veya babası veya annesinin sosyal güvenlik kuruluşu üyesi olması nedeniyle kendisine emeklilik maaşı bağlanması veya buna benzer nedenlerden biriyle yoksulluğunun ortadan kalkması durumlarında da yoksulluk nafakası borçlusu Aile Mahkemesinden nafakanın kaldırılmasını dava yoluyla talep edebilecektir.
  • Nafaka alacaklısının haysiyetsiz hayat sürmesi nedeniyle yoksulluk nafakası kaldırılabilecektir. Haysiyetsiz yaşam tarzı, toplumun ahlak, şeref, namus anlayış ve değerlerine uyumsuz bir biçimde yaşamaktır. Bu bağlamda nafaka alacaklısının devamlı alkol alması, ırza geçmesi, hırsızlık yapması, yüz kızartıcı suçlar işlemesi, kumar oynaması gibi nedenlerden biri veya bir kaçı ile uygunsuz hayat sürmesi halinde nafaka yükümlüsü Aile Mahkemesinden nafakanın kaldırılmasını dava ederek, borcundan kurtulabilecektir.

Nafaka ödememenin cezası nedir?

Mahkeme kararıyla hüküm altına alınan veya anlaşmalı boşanma protokolü sonucu onaylanan yoksulluk nafakasını, iştirak nafakasını veya tedbir nafakasını ödemeyen nafaka borçlusuna karşı ilamlı icra ile takip başlatılır. Borcu öderse haciz işlemleri sona erer. Borcu ödemezse icra ceza mahkemesine şikayet edilerek, borçlu 10 gün ila 3 ay süreyle zorlama hapis cezasına mahkum edilir.

İcra ve İflas Kanunu’nun “Nafakaya ilişkin kararlara uymayanların cezası” başlıklı 344. maddesine göre; nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, 3 aya kadar tazyik (zorlama) hapsine karar verilir.  Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse yani nafaka ödenirse borçlu tahliye edilir. Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.

Benzer Yazılar