Tespit Davaları

Paylaş:

Tespit davaları, bir hakkın veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır. Tespit davası yoluyla mahkemelerden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının veya yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. (Hukuk Muhakemeleri Kanunu- Madde 106)

Bu doğrultuda en genel anlamda; kişinin sahip olduğu bir hakkın ya da hukuki ilişkinin varlığının veya yokluğunun ya da herhangi bir belgenin sahte olup olmadığının mahkemelerce belirlenmesi için açılan davaya “tespit davası” denir.

Kişiler arasında bir hukuki ilişkinin varlığı ya da yokluğu anlamında uyuşmazlık varsa, bu uyuşmazlığın giderilmesi için tespit davası açılır ve hakkın veya ilişkinin varlığı ya da yokluğu hakkında mahkemece bir karar verilir. Tespit davasının işlevi, bir hukuki ilişkinin sadece var olup olmadığının tespiti olup; bundan ileri yönde bir hüküm verilmez.

Fakat eda (edim-verme-ödeme-yapma) davalarında davacı, davalının bir işi yapmaya, bir şeyi vermeye veya bir işi yapmamaya mahkum edilmesini ister. (Hukuk Muhakemeleri Kanunu- Madde 105)  Mesela, kiracının (davalının) taşınmazı tahliye etmesini istemek, borç verilen elli bin Liranın iadesini talep etmek tespit davasının değil; eda davasının konusudur. Buna karşılık bir kira ilişkisinin yani yazılı şekilde yapılmamış olan kira sözleşmesinin varlığının belirlenmesi ise tespit davasının konusudur.

Tespit davaları, davalıyı bir şey yapmaya zorlamaz; bir şeylerden kaçınmaya, vermeye, ödemeye mahkum etmez. Sadece üzerinde şüphe olan bir hak ya da hukuki bir ilişkinin var olup olmadığı tespit edilir. Örneğin, taraflar arasında geçerli şekilde yapılmış bir sözleşme olup olmadığının hukuki olarak tespit edilmesi için tespit davası açılır.

Tespit davası, eda davasının öncüsü durumundadır. Henüz şartları tamam olmadığından açılamayan eda davası için ilerideki hukuki ilişkinin belli edilmesi bakımından kesin delil olarak kullanılmak üzere tespit davası açılabilir. Örneğin, bir işçinin kayıt dışı çalıştırılması durumunda, işçinin tazminatlarını ve diğer işçilik alacaklarını dava edebilmesi için öncelikle o işyerinde çalıştığının tespit edilmesi gereklidir. İşte bu noktada açılacak olan ilk dava hizmet tespiti davasıdır. Hizmetinin tespit edilmesinden sonra eda davasını yani alacak davasını işverene yöneltebilecektir.

Tespit davası genel olarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu 106. maddede düzenlenmiştir. HMK 106. maddede tespit davası açan davacının, istisnai durumlar haricinde, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerektiği şartı vardır. Bu bakımdan tespit davaları bugünkü duruma dairdir ve gelecek zamanda meydana gelecek bir hukuki ilişkinin varlığı ya da yokluğu için tespit davası açılamaz.

Tespit Davasının Şartları Nelerdir?

  • Hak veya hukuki ilişki şartı: Tespit davasının konusunu ancak hak veya hukuki ilişkiler oluşturur. Her çeşit hukuki ilişki tespit davasının konusu olabilir. Örneğin; alacak-borç ilişkileri, ayni haklar, zilyetlik, aile hukuku ilişkileri, babalık ilişkisinin tespiti, miras hakkının tespiti, mirasta saklı pay varlığının tespiti, fikri haklar, isim hakkı, firma üzerindeki haklar, herhangi bir birliğe, derneğe, kulübe, kooperatife üyelik hakkının varlığının tespit edilmesi gibi…
  • Hukuki yarar şartı: Tespit davasının ikinci şartı, hukuki yarardır. Yani, davacının tespit davasına konu edilen hukuki ilişkisinin hemen tespit edilmesinde hukuki yararının bulunması şarttır.

Bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığı yahut yokluğu, tespit davası açılabilmesi için yalnız başına yeterli değildir. Bundan başka, o hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde, davacının korunmaya değer, meşru bir hukuki yararının bulunması şarttır. Bu güncel hukuki yararının bulunması şu 3 şartın birlikte varlığına bağlıdır:

1-Davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel (halihazır) bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı; 2-Bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmalı; 3-Yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup, icraya konulamayan tespit hükmü, bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olmalıdır. (Kaynak: KURU-ASLAN-YILMAZ, Medeni Usul Hukuku)

Tespit davası nasıl açılır?

Yukarıda açıkladığımız ve saydığımız koşullar, tespit davasının konusunun hak veya hukuki ilişki olması ve davacının tespit davası açmakta hukuki güncel yararının bulunması, dava şartıdır. Dolayısıyla bu şartlar mevcut değilse tespit davası açılamaz; açılsa dahi reddedilir.

Bu sebeple, tespit davası için gerekli şartları sağlayan davacı, bir avukat yardımı ile tespit davası dilekçesi yazıp; gerekli belgeler ve delillerle birlikte görevli ve yetkili mahkemeye başvurabilir.

Tespit davasında hangi mahkeme görevlidir?

Tespit davasında hangi mahkemenin görevli olacağı hususu tespit edilmesi istenen hukuki ilişki veya hakka göre değişiklik göstermektedir. Bu konuda görevli tek bir mahkeme yoktur. Örneğin; kira bedelinin tespiti davasında Sulh Hukuk Mahkemeleri görevliyken, işçinin hizmet tespiti davalarında İş Mahkemeleri görevlidir.

Tespit davası ne kadar sürer?

Diğer dava çeşitlerinde olduğu gibi tespit davasının da ne kadar süreceği sorusuna ülkemizde kesin ve net olarak cevap vermek kesinlikle mümkün değildir ve yanıltma kastı taşır. Çünkü tespiti istenen hukuki konuya bağlı olarak tespit davasının süresi ve dolayısıyla yargılama değişmektedir. Tespit edilmesi istenen hukuki ilişki veya hakkın ispatı için hangi delillerin gerektiği, bu sürenin şekillenmesinde önem arz eder. Örneğin; deliller arasında keşif, bilirkişi incelemesi, tanık dinlenmesi, Adli tıp raporu gibi hususlar varsa süreç de bu doğrultuda uzayacaktır. Ayrıca başvurulan mahkemenin iş yüküne bağlı olarak da davada karar verilme süresi değişecektir.

Tespit davası dilekçesi nasıl yazılır?

Tespit davası dilekçesi, tespit edilmesi istenen hukuki hakka veya hukuki ilişkiye bağlı olarak düzenlenmektedir.

Diğer tüm dava çeşitlerinde olduğu gibi, tespit davalarında da dilekçelerin içeriği farklıdır. Davanın adının “tespit” olması, sürecin çok basit olduğu yanılgısı vermemelidir. Zira bazı tespit davaları, eda davalarından çok daha uzun ve karmaşıktır.

Şöyle ki; kira tespit davası için farklı, hizmet tespit davası için farklı, babalığın (soybağının) tespiti için farklı hukuki dayanaklar, açıklamalar ve birbirinden çok farklı deliller gerektiğinden farklı dilekçeler düzenlenecektir. Çünkü her tespit davasında sunulması gereken hukuki deliller ve ilgili yasal mevzuat başka olduğundan dilekçeler de kesinlikle birbirinden çok farklı olacaktır.

Herhangi bir konuda tespit davası açılması gerektiğinde davacının, dava açmadan önce uzman bir avukat yardımıyla tespit davası dilekçesi hazırlaması dava sürecinin doğru ilerlemesi için önemlidir. Zira tüm hukuki uyuşmazlıkların dava yoluyla çözümünde süreci uzman bir avukatla yürütmek, istenen sonucu alabilmekte çok önemlidir.

Benzer Yazılar